Kış aylarına geçerken aldığımız kilolar için genellikle soğuk ve karanlık havaları, dışarıda spor yapamamayı, karnımızın daha çok acıktığını söyleyerek bahaneler bulmamız kolaylaşıyor.  Peki, öğleden sonra çayın yanında yediğimiz kurabiyelere, pastane ürünlerine, acıkıyorum diyerek elimizin altında sıklıkla tuttuğumuz atıştırmalıklara ne demeli?

Yine de haklısın. Kış aylarında metabolizmamızın havalardan etkilendiği ve vücudumuzun insülin direncinin arttığı bir gerçek. Neden mi? Doğanın bir parçası olduğumuzu da bir kez daha göz önünde bulundurarak düşünelim…

Birçok hayvan uzun, soğuk kış aylarından önce yemeklerini toplar ve kışa hazırlık yapar; bazıları ise kış uykusuna yatar. Soğuk havalarda vücutları hayatta kalma moduna geçer. Tıpkı hayvanlar gibi insan vücudu da sıcak kalmak ve yaşamsal fonksiyonlarının doğru çalışması (iç denge, homeostasis, sağlamak) için çabalar. Bunu da az yiyecekle ve enerjiyi tutumlu bir şekilde kullanmaya çalışarak yapar. Vücut, şeker ve yağa tutunur, yani şeker ve yağı depolar. Tüm bunlar olurken vücutta şekeri kontrol eden insulin hormonunda da artış olur.  Bu da zamanla insulin direncine neden olur ve kilo almaya, açlık hissinin artmasına yol açar.

Insulin direnci aynı zamanda karaciğerin de daha fazla yağ oluşturmasına neden olur, oluşan yağ da kış ayları için kas ve diğer dokularımızda saklanır. Ve vücut yağ oranımız otomatik olarak artmış olur.

Peki metabolizmanı olabildiğince hızlı çalıştırmak ve kilo alımının önüne geçmek için neler yapabilirsin?

1. Antrenmanlarını aksatma.  Soğuk havadan, kardan ya da üşengeçlikten dolayı gyme gitmek istemeyebilirsin. Gitme… Evinde 20 dakikalık da olsa bir terleme seansı yap. Zıpla, dizlerini kendine çekerek yerinde koş, mekik çek… Egzersiz yapmak için dışarı çıkmaya gerek yok!

2. Soğuk havalar ve kısa günleri, yeni indoor etkinlikleri yapmak için kullan. Dövüş sanatları, tırmanma aktiviteleri, sıcak yoga, dans, barre dersi gibi seni sıcak tutacak ve eğlendirecek yeni egzersizler dene!

3. Adımlarını say. Kolunda akıllı saatin varsa, yoksa da telefonundan adımlarını kontrol et. Egzersiz yapamıyorsan bile her gün en az 10,000 adım atmaya özen göster.

4. Bolca hareket, az yemek. Kış ayları buz pateni, bowling, kar topu gibi arkadaşlarınla beraber yapabileceğin eğlenceli ve hareketli aktiviteleri, kokteyl partilerine tercih et! Bu kadar hareketten sonra kutlamak için sıcacık bir sıcak çikolataya da hayır demek olmaz tabii ki…

5. Tabağında protein olsun. Protein uzun süre boyunca tok kalmana yardımcı olur ve kan şekerini dengeler. Yediğin atıştırmalıklarda bile içinde en az 10 gramın protein olmasına dikkat et.

6. Elinde her zaman bir bardak su ya da sıcak bir bitki çayı olsun. Birçoğumuz özellikle susuz kalmak ile açlığı karıştırıyoruz ve su içmek yerine yemek yiyoruz. Bolca su ve sıvı tüketmek, hem açlık hissini gidermeye, hem de enerjini yüksek tutmana yardımcı olacaktır. Kendine harika bir zerdeçallı latte yapabilirsin. Tok kalmaya ve bağışıklığını güçlendirmeye birebir!

7. Karbonhidrat konusunda akıllıca davran. Karbonhidratlar düşmanın değil. Ekmek, makarna yiyebilirsin fakat karbonhidratın kaynağı, miktarı ve yediğin zamanı konusunda akıllı ol. Seni doyuracak bol lifli ve proteinli sebzeleri tercih et. Ekmeğin ve makarnan tam buğdaydan olsun ve vücudunun onları en iyi kullanacağı, mesela spordan sonra, zamanlarda tüketmeyi dene.

8. Öğün atlama. Yapacağın en tehlikeli şeylerden biri yemek davetine ya da bir partiye aç gitmek. Her şey daha da tatlı ve lezzetli gözükebilir ve miktarı fazla kaçırabilirsin. Gün içinde kendini aç bırakma ki abur cuburlara, kokteyl yiyeceklerine ya da babaannenin elma turtasına daha kolay hayır diyebilesin!